İZMİR'in YAĞMURSUYU KANALLARI
Suyun insan yaşamı ve dünyanın varlığını sürdürebilmesi için ne kadar önemli olduğunu herkes bilir. Ortalama olarak, erkeklerde vücut ağırlığının %60'ını, kadınlarda vücut ağırlığının %50'sini ve çocuklarda vücut ağırlığının %65-75'ini su oluşturmaktadır. Bir insan iki aya kadar açlığa dayanabilirken, susuzluğa en fazla yedi gün dayanabilir. Bu; çocuklar, yaşlılar ve hastalar için daha da kısadır.
Su bu kadar önemliyken, dünyada su kaynakları da gitgide azalmaktadır. Bilim insanlarına göre 50 yıldan kısa bir süre içinde dünyada çok ciddi kuraklıklar yaşanmaya başlanacak ve su yüzünden savaşlar çıkacaktır. Bu nedenle, suya gereken önemi vermek ve suyu korumak bir dünya vatandaşlığı görevidir.
Suya gereken önemi vermenin gerekliliklerinden biri de, yağmur suyunu ziyan etmemektir. Bunu sağlamak için de, yağmursuyu ile pis su hattını ayırıp, yağmursuyunu olabildiğince temiz bir şekilde toplayıp, temiz su kaynaklarına yönlendirmek gerekmektedir.
Yağmursuyunu toplamak için, tüm dünyada uygulanan yağmursuyu drenajı sistemi yukarıdaki şekillerde görüldüğü gibidir. Atık su yeraltından ayrı bir hatla arıtmaya giderken, yüzeydeki ızgaralardan toplanan yağmursuyu da yine yeraltından temiz su kaynaklarına (denizler, göller, akarsular, barajlar, vb) gider.
Bizde de daha önce uygulandığı üzere, yolun belli yerlerindeki bu ızgaralar (rögarlar) içinde çökertme çukurları vardır. Toz toprak bu çukurda birikir ve periyodik olarak görevliler gelir, rögar kapağını açıp temizlerler. Böylelikle yağmur suyu drenaj hattına temiz bir şekilde aktarılmış olur.
Bu bilinç ve sorumlulukla, çoğu ülke yağmursuyu drenajına büyük önem vermekte, yağmursuyunu temiz su kaynaklarına yönlendirmektedir. Suudi Arabistan gibi yağmuru çok az gören ülkeler bile yağmursuyu drenajını bu şekilde uygulamaktadır. Çoğu ülkede ise; fabrika avluları, kamyon otoparkları gibi, yol yüzeyinin kirlenmesi olasılığı yüksek olan kritik alanlarda, yağmur suyu girişlerine yağ tutucular yerleştirilerek, yağmursuyunun drenaj hattına temiz gitmesi sağlanır. Bu sistem tüm mimarlık ve mühendislik literatüründe bu şekilde bilinir.
Bizde ise, maalesef, yurdumuzun tamamında, aşağıdaki şekilde görüldüğü üzere, senelerdir birleşik kanalizasyon sistemi uygulanmaktadır.
Bu sistemde, yeraltında tek bir hat vardır; bu hatta hem pis su bağlanır hem de yollardaki ızgaralardan ve çatılardan toplanan yağmursuyu bağlanır. Ekonomik bir çözümdür. Tek hatla iş biter. Yönetmeliğimiz de buna izin vermektedir. Ama, yağmursuyunun gelecek için ne kadar değerli olduğu göz önüne alınıp, aslında bu sistem yasaklanmalıdır. Çünkü bu şekilde, hem o çok değerli yağmursuyunu kanalizasyona karıştırıp, kirletip ziyan etmiş oluyoruz, hem de yağmurlu günlerde kanalizasyon hattı aşırı yüklenmeden dolayı taşıyor. Her yağmurda yurdun her yerinde görülen tatsız görüntüler bu yüzdendir. Yollar, içinde kanalizasyon farelerinin yüzdüğü derelere dönüşüyor. Onlarca senedir, değişmeyen bir görüntüdür.Bizde ise, maalesef, yurdumuzun tamamında, aşağıdaki şekilde görüldüğü üzere, senelerdir birleşik kanalizasyon sistemi uygulanmaktadır.
Son yıllarda bazı belediyeler, yağmursuyu drenajını olması gerektiği gibi yapmaya başlamıştır. Ama ilginçtir, Ankara, İstanbul, İzmir gibi koca koca belediyeler dururken, bu uzun soluklu yağmursuyu drenajı projelerini, benim zamanımda bitmez endişesi taşımadan, bayrak yarışı ruhuyla, küçük küçük belediyeler yapmaktadırlar. Bu belediyelerden benim bilgim dahilinde olanların isimleri ve çalışmalarına ilişkin youtube linkleri aşağıdadır:
Antalya Gazipaşa Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=IPZ-bM8Ehxw
Adana Kozan Belediyesi Hacımirzalı Mahallesi
https://www.youtube.com/watch?v=o_Ku0mRuVAg
Karabük Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=TW8fmtgc2go&t=98s
https://www.youtube.com/watch?v=EDl6fEUhwm4
https://www.youtube.com/watch?v=7INDb3kkU4c
Kırşehir Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=IuJA1AyOhlA
Ayvalık Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=vo61zU26x2M
Malatya Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=_-hbsXilfNY
Aksaray Taşpazar Mahallesi
https://www.youtube.com/watch?v=U8C5XAIOiLQ
Şanlıurfa Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=jeT0jQzQvLo&t=27s
Kütahya Belediyesi
https://www.youtube.com/watch?v=KbSVLs9-eFM
Kepez Belediyesi Barış Mahallesi
http://kepez-bld.gov.tr/news_3971_Kepezden-Yagmur-Suyu-Drenaj-Hatti-Calismasi
Osmaniye Belediyesi
https://osmaniyemadencilik.com/proje/osmaniye-merkez-yagmursuyu-projesi/
Bu belediyelerin çalışmaları gerçekten kutlanmaya değer. Gelecek nesillere iyi bir miras bırakmakta ve çok kutsal bir iş yapmaktadırlar. Bu belediyelerden birinin sınırları içine yerleşmeyi bile düşünebilirim.
Bu arada Eskişehir Belediyesi'nin de ne yaptığını merak ettim. Başında yıllardır profesör doktor mimar Yılmaz Büyükerşen olduğu içindi merakım. İnternette çalışmaları ile ilgili bir bilgi bulamadım. E-posta ile sordum yağmursuyu drenajını nasıl yaptıklarını. Yeraltından ayrı hat çektiklerini bildirdiler ama çalışmaları ile ilgili herhangi bir görsel göndermediler.
Yağmursuyunun önemini, korunması gerektiğini, korunması için kurulması gereken sistemi, bu sistemi ülkemizde sadece birkaç küçük belediyenin kurduğunu anlattıktan sonra; Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olan İzmir'de bu konu nasıl ele alınmış bir bakalım!
İzmir'de kanalizasyondan ayrı bir yağmur suyu hattı oluşturma projesi, 2000'li yılların başında başladı. Ama maalesef uygulanan yöntem ve teknik; bana göre, akılla, mantıkla ve mühendislikle bağdaşmamakta, İzmir'e ve İzmirliye zarar verici potansiyel taşımaktadır. Efsane (!) Belediye Başkanı diye anılan Ahmet Priştina zamanında başlayan bu proje İzmir'e yapılmış en büyük kötülüktür.
Yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi, ayrı bir hat olarak çekilen ve denize bağlanan bu yağmursuyu kanallarının üzeri, somunlarla ya da kaynak yapılarak sabitlenmiş ızgaralarla örtülmüştür.
Bu kanalların içine, sadece yağmursuyu değil, her türlü toz, toprak, organik, inorganik malzeme dolmaktadır. Düşünün, evde çöpü biraz bekletseniz, kirli paspas suyunu birkaç gün boşaltmasanız, evin içinde sinekler oluşmuyor mu? Sirke yaparken, bir kap suyun içine attığınız meyve kabukları sirke sinekleri yaratmıyor mu? Bu kanalların içine dolan çeşit çeşit malzemenin birbirleriyle etkileşiminden neler oluşur, tahmin edin! Ve bu kanalların içi 20 seneden fazla zamandır temizlenmiyor. Nasıl temizlensin ki? Bir metre ızgarada 16 adet somun ya da bir sürü kaynak var. Çalınmaya karşı önlem olarak böyle yapılıyor. Temizlik için her bir metrede 16 somun sökeceksiniz ya da kaynakları eriteceksiniz, ağır ızgarayı yerinden kaldırıp içini temizleyeceksiniz, sonra tekrar kaynak yapacak ya da 16 somunu tekrar takacaksınız. Şimdiye kadar yapılmış olan ızgaralı yağmursuyu kanalı miktarı, yapılan beyanlardan anladığım kadarıyla 4-5 bin kilometre. Yani İzmir'den Hindistan'a kadar yapılmış yağmursuyu kanallarının temizliğinden söz ediyoruz. Buna ne insan gücü yeter, ne de o insan gücünü finanse etmeye para yeter.
- Öncelikle koku yapıyor. İzmir kokuyor diye şikayetler arttı. İçi bataklık haline gelmiş bu kanallardaki pislik, yağmur suyu ile birlikte denize akıyor. Temizlemeye çalıştığımız körfezi daha da çok kirletiyoruz. Bir yandan kanallar kokarken, bir yandan da körfezi kokutuyor, körfezde yaşayan canlılara da zarar veriyoruz.
- Sivrisinek yapma ihtimali büyük. Zaten sivrisinekten şikayetler de arttı. Belediye suçu kentliye atıp, ortalıkta su birikintileri bırakmayın diye uyarı yapıyor ama bizzat kendisinin yolları yıkarken kullandığı su da bu kanalların içinde su birikintisi oluşturuyor.
- Tüm bunların sonucu, İzmir'de salgın hastalık başlaması olası değil mi? Her gün binlerce insanın dolaştığı tarihi Kemeraltı çarşısı da bu kanallarla ağ gibi örülmüş durumda ve binlerce insan her gün bu kanalların bulunduğu sağlıksız ortamda dolaşıyor.
- İçindeki betonlaşmış malzeme yığınlarından dolayı, yağmursuyu kanalları, yağmur suyunu denize ulaştırma görevini yapamıyor, Kanallar işlevini göremiyor.
- Ve hepsinden önemlisi, çok değerli yağmur suyu, bu bataklık kanallarının içinde kirlenip ziyan oluyor.
Benim anlamadığım, bu kadar yanlış ve çok zararlı bir uygulamaya, İzmir'deki mimarlık-mühendislik odalarından ve sağlık kuruluşlarından şimdiye kadar hiç tepki gelmemiş olması. Yağmursuyu drenajının nasıl olması gerektiğini en iyi bilmesi gereken; mimarlar odası, inşaat mühendisleri odası, şehir plancıları odası, çevre mühendisleri odası, makine mühendisleri odası ve bu uygulamanın zararlı olacağını düşünmesi gereken tabipler odası...neredesiniz?
Şimdiye dek, daha uygulamanın ilk başladığı ilk yıldan beri, bu yanlışlığı her zeminde dile getirdim. Sesimi kimseye duyuramadım. Lütfen birileri sesimi duysun ve haklıysam bu yanlıştan bir an önce dönülsün! Usulüne uygun bir şekilde, yeraltından, kanalizasyon hattına paralel yağmursuyu drenaj hattı döşensin. Yağmur suyu, bu drenaj hatlarına, yol kenarlarındaki rögarlardan, çökertme çukurlarında süzülerek aktarılsın!
Aksi halde, korkarım İzmir'i çok kötü bir son bekliyor.
Emin İPEK
mimar







Comments
Post a Comment