CİVA SORUNU

Daha ilkokulda öğreniriz civanın çok tehlikeli olduğunu. Civalı termometrelerin sakıncalı, alkollü olanların daha çevreci olduğunu. Herhangi bir şekilde civalı termometre kırılır da civası akarsa, solumaktan kaçınmamız gerektiğini. Solursak beyinde hasar oluşacağını. Dikkatli bir şekilde usulünce bir kaba süpürüp, yetkililere teslim etmemiz gerektiğini. Neredeyse bu yetkili?  Varsa böyle bir yetkili?

Aynı şeyleri tasarruflu ampuller için de duyuyoruz. Kullanım dışı kalan, yada kırılan tasarruflu ampulleri normal ampuller gibi rasgele çöpe atmamamız gerektiğini, onların da civa içerdiğini okuyoruz.

Atık kağıtları, plastikleri, camları, pilleri nereye atacağımızı biliyoruz. Belli başlı alışveriş merkezlerinde, büyük mağazalarda, büyük parklarda, okul bahçelerinde filan rast geliyoruz. Gerçi onların da atılma yerleri her geçen gün azalmaya başladı. Örneğin, İzmir Güzelyalı’da Göztepe parkının önünde kağıt ve cam için dev atık tankları vardı, yok oldu. Balçova Migros’un (yerine yenisi yapıldı) park alanında kilit altında korunan; kağıt, cam, plastik atık kutuları vardı. Bir süre sonra kilitleri yok oldu. Kutuya attıklarımız, serbest girişimci sokak toplayıcıların eline geçmeye başladı. Fatih Koleji’nin bahçesinde kağıt atık depoları vardı; bahçenin orasına burasına kaydırılırken, tamamen yok oldular.

Neyse… Az ya da çok… Yine de kağıdı, plastiği, camı, pilleri nerelere atacağımızı biliyoruz. Hatta, evsel atık yağları da nereye teslim edeceğimizi öğrendik. Ama, insanlar için ve tabiat için çok korkunç tehlike oluşturan civalı ürünleri, hele hele tasarruflu ampullerin kullanımı gitgide daha çok artarken, nereye atacağımızı bilmiyoruz. Var mı böyle yerler? Var mı bir bilen?

Comments

Popular posts from this blog

İZMİR'in YAĞMURSUYU KANALLARI